Bu öykü kitabını da aslında yirmi dört haziranda okudum. Ama üşengeçliğim beni bir süreliğine alıkoyduğu için ben şimdi yazıyorum. Tebrikler bana!
Sadece iki öykü mü ne okumuştum imzaya götürürken *awkardmoment* ama okumadığım bir kitap imzalatmak istemiştim. Agatha'nın adını görünce bunu almak istedim. Evet, şekilciyim, ne var? Ehuehue. İşte Agatha'nın öyküsü gerçekten güzeldi. Onun dışında birkaç tane daha güzel vardı. Öykünün adını tam hatırlamıyorum ama şimdi. Yine de Ahmet Ümit beni hayal kırıklığına uğrattı bu kitapla. Yine de bu kitabın 1999 yılında yazıldığını unutmayalım.
Arka Kapak: Ahmet Ümit, Türkiye'de iyi polisiye roman yazılacağını kanıtlayan genç bir yazarımız. Sis ve Gece, Kar Kokusu, adlı romanlarıyla iyi bir polisiyenin iyi edebiyat olduğunu göstererek büyük ilgi toplayan yazarımızın bu kez de polisiye öykülerini sunuyoruz. Agatha'nın Anahtarı'ndaki öyküler, günümüz Türkiye'sinde geçiyor. Polisiye romanın ustalarından Agatha Christie'nin Türkiye'ye geldiğinde kaldığı Pera Palas'tan gecekondulara, yayınevlerinden emniyet müdürlüğüne kadar uzanan, geniş bir mekan içerisinde ülkemizin cinayet yalpazesini sunuyor. Ülkemizde işlenen suçlardan yola çıkarak toplumsal psikolojimiz hakkında sorular soruyor. Suçla, insan arasındaki ilişkiyi farklı bir yoldan anlatıyor. Sağlam bir matematik yapısına, sıkı bir kurguya sahip olan öyküler yalın ve akıcı bir dilde sunuluyor. Eğlanceli, düşündürücü, irkiltici, hepsinden önemlisi edebiyat tadı, edebiyat keyfi veren, meraklıları kadar polisiyeye ilgi duymayanları da etkileyecek bir kitap.
Sayfa: 148

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder